
Ceren Erdem ve Bilge Kalfa’nın küratörlüğünü üstlendiği Yerebasan başlıklı Türkiye Pavyonu sergisi, pek çok uluslararası yayında Venedik Bienali’nde görülmesi gereken sergiler arasında sayıldı. Sergi; medeniyetleri, ekosistemleri ve sürdürülebilir yaşamı anlamak için hayati öneme sahip olmasına rağmen çoğunlukla göz ardı edilen bir varlık olan toprağı merkezine alıyor.
Bilge Kalfa-Ceren Erdem
Türkiye Pavyonu, İKSV’nin koordinasyonunda, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla ve T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın himayesinde gerçekleştiriliyor. SCHÜCO TÜRKİYE ve VitrA’nın 2014 yılından bu yana eş sponsor olarak destek verdiği Venedik Bienali 19. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu’nda bu yıl Fibrobeton Yapı Elemanları ve STONELINE katkı sağlayan kuruluşlar, Türk Hava Yolları havayolu partneri, FÖRNİ, SAHA Derneği ve Summart ise prodüksiyon destekçileri olarak katkı sunuyor.
Uluslararası Basında Türkiye Pavyonu
#resim#1277830#
Mimarlık dünyasının en prestijli mecralarından İngiltere merkezli Dezeen’den Starr Charles, yayımladığı “toprağı merkeze alan 5 pavyon” listesinin ilk sırasına Türkiye Pavyonu’nu aldı. Dezeen, rehberinde Yerebasan için şu ifadeleri kullandı: “Türkiye Pavyonu’ndaki sergi, odağına toprağı alarak ‘doğal zekâyı barındıran bir ekosistem’ olarak tanımlıyor ve sürdürülebilir mimarinin gelişimindeki rolünü inceliyor. Ceren Erdem ve Bilge Kalfa küratörlüğünde hazırlanan Yerebasan sergisi, toprak temelli yapım tekniklerine odaklanıyor ve ziyaretçilerin bu malzemeyi hissetmelerine, koklamalarına ve onunla etkileşime geçmelerine olanak tanıyan eserler içeriyor. Ekipler ve bireysel katılımcılar tarafından tamamlanan işler arasında, tasarım stüdyoları Solidified ve Mono Earth tarafından üretilen 3D baskı sıkıştırılmış toprak ve kil yapılar da yer alıyor.”
Tasarım ve mimarlık alanında uluslararası ölçekte ses getiren İtalya merkezli İngilizce yayın yapan platform Designboom, Venedik Mimarlık Bienali için hazırladığı “görülmesi gereken pavyonlar” seçkisinde Türkiye Pavyonu’na yer verdi. Myrto Katsikopoulou’nun yayımladığı yazıda Yerebasan şu sözlerle övüldü: “Ceren Erdem ve Bilge Kalfa’nın küratörlüğünü üstlendiği ‘Yerebasan’ teması altındaki Türkiye Pavyonu, toprağı ekolojik ve kültürel bir arşiv olarak ele alıyor. Sergi, toprağın yaşayan bir varlık, bir ekosistem ve hafıza ile bilginin kaynağı olarak oynadığı rolü vurguluyor. Duyusal deneyimler, bilimsel belgeler ve disiplinlerarası çalışmalar aracılığıyla ‘Yerebasan’, toprağın geçmiş uygarlıklarla geleceğin sürdürülebilir pratikleri arasında nasıl bir köprü kurabileceğini; geleneksel yapı yöntemleriyle yenilikçi araştırmaların nasıl iç içe geçebileceğini araştırıyor.”
İtalya’nın saygın sanat ve mimarlık dergilerinden İoArch, Türkiye Pavyonu hakkında kapsamlı bir yazı yayımladı ve şu değerlendirmelere yer verdi: “Sergi, toprağın farklı özelliklerini duyusal deneyimler, bilimsel araştırmalar ve sanatsal yorumlarla ortaya koyuyor. Bu anlatıda mimarlık yalnızca mekân üretimiyle sınırlı kalmıyor; sosyal, ekolojik ve tarihsel bir anlam da kazanıyor. Küratörler Ceren Erdem ve Bilge Kalfa, bireysel ve ekip çalışmalarıyla üretilmiş eserleri bir araya getiriyor. Bu eserler; resim, enstalasyon, üç boyutlu mimari üretim, dijital araştırma ve akademik çalışmalar gibi geniş bir teknik yelpazeyi kapsıyor. Bu çeşitlilik, ziyaretçileri toprağı farklı bakış açılarından düşünmeye, yorumlamaya ve yeniden hayal etmeye davet ediyor. Sergilenen bazı eserler biyolojik enstalasyonlar olduğundan, zamanla değişecek ve dönüşecekler; bu da sergiyi yalnızca görülebilir bir yapı değil, aynı zamanda yaşayan bir yapı hâline getiriyor.”
Mimarlık, sanat ve bilim alanlarında yayın yapan Metalocus da haberinde şu ifadelere yer verdi: “Yeryüzünün doğasında var olan çok yönlülüğü mimari bir ifadeye dönüştüren küratörler Ceren Erdem ve Bilge Kalfa, ziyaretçileri doğayla olan ilişkilerini yeniden düşünmeye davet ediyor; ayaklarımızın altındaki toprağın zenginliğini ve derinliğini keşfetmeye çağırıyorlar. Venedik Bienali küratörü Carlo Ratti tarafından belirlenen gündem doğrultusunda, Yerebasan sergisi, toprağın medeniyetlerin, ekosistemlerin ve sürdürülebilirliğin gelişimindeki hayati rolünü vurguluyor.”
Kanada’dan Azure Magazine, Türkiye Pavyonu’na yer verdiği yazısında, Türkiye’den alınan toprak örneklerinin hem ekolojik bir sistem hem de doğa ve insanlık tarihinin yaşayan bir arşivi olarak sunulurken, ülkenin zengin mirası, arkeolojik alanları ve sürdürülebilir yapı uygulamalarının da sergilendiğinden bahsetti.
Mimarlık dünyasının en çok takip edilen platformlarından ArchDaily yayımladığı yazıda projenin detaylarını paylaşırken, prestijli İtalyan dergisi Domus da ulusal pavyonlar seçkisinde Türkiye Pavyonu’ndan bahsetti. Almanya’nın köklü mimarlık yayını Bauwelt’ten Olaf Bartels ise küratörlerle gerçekleştirdiği söyleşiye yazısında yer verdi.
Tasarım dünyasının önemli mecralarından Wallpaper*, “Venice Architecture Biennale 2025: The Ultimate Guide” rehberinde Türkiye’ye yer verirken mimarlık ve iç mekân tasarımı alanında İtalya’nın en itibarlı yayınlarından Interni yayımladığı yazıda Türkiye Pavyonu’nda sergilenen proje hakkında bilgi verdi, sergiye eşlik eden yayından bahsetti. Parametric Architecture, kaçırılmayacak 15 ülke pavyonu listesinde Türkiye’ye de yer vererek projenin uluslararası ölçekteki etkisine dikkat çekti.
Amerika merkezli tasarım ve mimarlık platformu Stir World’den Mrinmayee Bhoot, 19. Venedik Mimarlık Bienali’nde kaynakları verimli olarak değerlendirerek yaratılan pavyonlardan bahsettiği yazıda Türkiye Pavyonu’na yer verdi. Avustralyalı haber merkezi Global Travel Media, Türkiye Pavyonu hakkında bir bülten yayımladı. Universes in Universe – Worlds of Art platformu da Venedik Mimarlık Bienali’ndeki ulusal pavyonlar seçkisinde Türkiye’ye yer verdi.
İtalya merkezli sektörel bir platform olan Ingenio’dan Dallia Cuoghi ve Nadine Venturi, bienal günlüklerinde Türkiye Pavyonu hakkındaki izlenimlerini kaleme aldı.
Venedik Bienali 19. Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu 23 Kasım’a kadar açık kalacak.