Eski sevgilisi hakkında suç duyurusunda bulundu

‘Manifest’ grubunun üyesi Mina Solak, sosyal medyadan yaptığı açıklamayla sevgilisi Anıl Emre Daldal ile ilişkisini sonlandırdığını duyurmuştu. Ayrılık, Daldal hakkında ortaya atılan taciz iddialarıyla gündeme gelmişti. Anıl Emre Daldal açıklamasında bu durumun gerçek dışı olduğunu, ilişkinin bitişinin başka nedenlerden kaynaklandığını belirtti.

Anıl Emre Daldal, avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, hakkında sosyal medyada yayılan taciz ve iftira iddialarının tamamen asılsız olduğunu belirtti. Sahte görüntü ve mesajların kamuoyuna servis edildiğini vurgulayan Daldal; Melisa Çevik, Mina Solak ve Tolga Akış hakkında Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu açıkladı. Ayrıca, Solak ile yaşadığı ayrılık sürecini de anlatarak, ilişkinin bitişinin taciz iddialarıyla değil, şirket baskısı ve çevresel manipülasyonlar nedeniyle gerçekleştiğini ifade etti.

Anıl Emre Daldal’ın avukatı şu ifadeleri kullandı; “Müvekkilim Anıl Emre Daldal hakkında son günlerde çeşitli sosyal medya platformlarında asılsız, hakaret ve iftira niteliğinde paylaşımlar yapılmıştır. Müvekkilime ait olmayan, sahte uygulamalar aracılığıyla üretilmiş görüntüler ve mesajlar sanki kendisine aitmiş gibi kamuoyu ile paylaşılmış; bu şekilde müvekkilimin şeref, itibar ve özel hayatı hedef alınmıştır. Müvekkilimin sosyal ve iş hayatını doğrudan etkileyen bu paylaşımlar, Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenen Hakaret (TCK m.125), İftira (TCK m.267), Haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m.132), özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134) ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (TCK m.136) suçlarını oluşturmaktadır.

Bu nedenlerle, şüpheliler Melisa Çevik, Mina Solak ve Tolga Akış hakkında Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuş ve 2025/8437 soruşturma numaralı dosya üzerinden soruşturma işlemleri başlatılmıştır. Hukukun üstünlüğüne olan inancımız tamdır. Gerçek dışı iddialar ve karalama kampanyaları karşısında susmayacak, yasal haklarımız sonuna kadar kullanılacaktır. Müvekkilim Anıl Emre Daldal hakkında yürütülen bu asılsız kampanyanın hiçbir hukuki temeli bulunmamakta olup, kamuoyunun bu tür manipülasyonlara itibar etmemesi önemle rica olunur.

Anıl Emre Daldal yaşananları şu sözlerle anlattı: Suskunluğumu koruyarak, olaylarla ilgili kimseyle iletişime geçmeyip dışarıdan olan biteni izledim. Hiç konuşmadığım ve bir şey anlatmadığım için yapılan son hamle, aşık olduğum ve en çok güvendiğim insandan yediğim kazık oldu. Bunu, beni anlamanız için değil, neden bunu yaptıklarını anlayamadığım için üzülerek yazıyorum. Başta ve sonda belirtmek isterim; özele saygı duyduğumdan, onlar gibi düşüncesiz olmadığım için kanıtlarıyla paylaşmıyorum. Kendisi, olaylar başladığından beri ‘sandığınızın’ aksine yazdıklarınızı ve yazılanları eleştirdi. Hatta Instagram’da paylaştığım ilk story’i kendisi düzenledi. Çünkü ona olayları tüm şeffaflığıyla anlatıp, birkaç hasta insanın bunu hasetliklerinden yaptığını gösterdim. Kendisi de hak verip; “O zaman herkes herkesi ifşalasın, bütün ilişkiler taciz kabul edilsin” dedi. Yakın arkadaşıyla konuştuğumda da aynı düşüncedeydiler. Zaten davayı açtığımız için sessizce bekleme sürecinde kaldık.

Şirketine; “Bu insanlar bu tutumlarından dolayı bana zarar veriyorlar, beni kaybedecekler” gibi söylemlerde bulunup, şirketinden de “Olayları gördük, canınızı sıkmayın, yanlış lanse edildiğinin farkındayız” gibi yorumlar geldi. Bunların bir örgüt olduğunu düşünüp, her iki tarafa da hasetlikten zarar vermeye çalıştığını düşündük. Biz zaten kendisiyle olaylar yüzünden çok yıprandık ve bunu içimizde yaşadık. Ben en başında ona, “Konu senin kariyerinse, ben çıkarım hayatından, sen işine gücüne devam edersin” diyerek her zaman onun iyiliğini düşündüğümü dile getirdim. Kendisi linç edildiğinde, onun düşüncesini dinleyip, sevdiğim kadın olduğu için aslanlar gibi yanında durdum ve destek oldum. Her anında yanında olmaya çalıştım, o da elinden geleni yaptı.

Dün öğle saatlerinde, şirketiyle yaptığı görüşme sonrası, “Şu an bu yüzde 10’luk bir kesim, kendi gruplarımız içinde dönüp duruyor. Bunları görüp stres olmayın” diyerek beni de uyardı. Ancak gece 02.00’de telefon geldi ve “Bu ilişkiyi yürütemeyeceğiz” dedi. Çok üzülüp ağladım ama kabullendim. Ona; “Sevgin mi bitti yoksa kariyerinden dolayı mı?” diye sorduğumda, “Sevgimi göremiyorum, bu da tuzu biberi oldu” yanıtını verdi. “Tamam o zaman” dediğimde, “Hikâyeye açıklama yapmamı istiyorlar” dedi. “Ne yazacağız?” diye sorduğumda şirketine danıştı ve “Merhaba herkese, m/a ile olan ilişkim karşılıklı olarak bitmiştir” cevabı geldi. Bunu paylaştığımızda muhabbetin kapanacağı söylendi. Ben, “Biz suskunluk kararı aldık, bunu yapamayız” dediğimde ise, “Beni zorluyorlar, ben yazıyorum. Sana da son iyi dileğim, sen de yaz” dedi.

Normalde ekibim kabul etmezken, onun isteği adına paylaşmayı onaylıyorum. Daha sonra paylaşmamız gereken cümleyi silip; “Merhaba herkese, Anıl Emre Daldal ile ilişkim bitmiştir” cümlesini yazıyor. Ben de, “Hani karşılıklı olacaktı, cümle neden değişti?” diye sorduğumda, “O benim cümlemdi, şirketimin değil” deyip geçiştiriyor. Şirketiyle görüşme talep ettiğimde istemediklerini söylüyor ve kendi başlarına, benim şirketimle de görüşmeden iş yapıyorlar. Karşılıklı olarak anlaştığımız ve ben hâlâ kendisini sevdiğim için, hiç olan biteni düşünmeden duygularımla hikaye atıp altına kalp koyuyorum. O ise hikaye atacağını söyleyip kanalında adımı küçük harflerle yazıp paylaşıyor. Siz de, hayranları olarak attığım kalbi olayın hiçbir şeyini bilmeden hâlâ “bir şey peşinde, psikopat, o kurtuldu bundan, kim bilir kıza neler yaptı” gibi algıya kapılıyorsunuz.

Sevdiğim dediği adamı, minnettar olduğunu dile getirdiği insanı hiç düşünmeden ateşe atışını izlediniz. Belli ki kariyer ve ben arasında sıkıştı ve ona bunu yaptırdılar. Sizin bende yakıştırdığınız durumları, kendisinde yaşadığımda hep affettim. Ne hatası olursa olsun affettim, ama özür dileyerek söylüyorum, bunu affedemiyorum, affetmeyeceğim de. Şirketi, kendisi ve olan biteni bilip; “Aman bize bir şey olmasın” diyerek hem bir insanın sevdiğini elinden aldınız hem de kariyerime ciddi boyutta zarar verip hiçbir şey yokmuş gibi devam ediyorsunuz. Kendisi, şirketinden olan fotoğrafçı taciz iddiasına, şirketinin, “Onun öyle olmadığını biliyoruz ama hayranların tepkisi olmaması adına çıkarttık” cümlesini direkt bana kuruyor. Aynı olayı sizden biri yaşasaydı, ki yaşadı, yanınızda olup size her zaman destek olurduk.

Yıllardır içinde bulunduğum sektörde, gücünüzü bu kadar aciz, bu kadar kötüye kullanmanız, hayranları manipüle edip karşı tarafı öyle göstermeniz elbet bir gün size geri dönecektir. Elbet çoğu kişinin bildiği, sizin tabirinizle ‘arkasında durmadığınız’ olaylarınız ortaya çıkınca yalvaracaksınız. Elbet herkesi aynı kefeye koyduğunuz, toplumsal mesajlarınızla sanki sizin yaşamadığınız şeylermiş gibi gösterip, küçük hayran kitlenizi kendinize çekmeniz için yaptığınız karşı tarafa saldırı niteliğinde açıklamalar size geri dönecektir. Ben ve beni sevenlerin ahını aldınız. Sevgimi yok ettiniz. Hayatta bana yoktan yere düşman yarattınız. Ben yine sizin düşmanınız değilim, umarım hep başarılı olursunuz. Kulislerinde beni çok güzel ağırlayıp işini tebrik ettiğim şirket, elimde güllerle bir saatte onun için şehir değiştirdiğim, beraber ülkeler gezdiğim, birbirimize bazen kızdığımız, çoğu zaman sarıldığımız sayısız anı yaşadığım kadın, beraber konser sonrası çorba içtiğim ekip; adımı kullanıp insanlara algı yaratıp beni ateşin içine atmayı kabul ettiğiniz için hiçbirinizi affetmeyeceğim.

Son olarak, beni yanlış tanıyan hayranlarıma; ben o sevdiğiniz insanları zaten yanımda biliyorum diye sustum. Keşke, benim yanımda olduklarında size de “Ona atılan iftiralar için dava açtık, endişeniz olmasın, onun yanındayız” diyebilselerdi, de siz de benim yanımda değillermiş gibi algılayıp sert bir tavra geçmeseydiniz. O linç yediğinde tepki göreceğimi bildiğim halde, iyi ki yanında durmuşum. Keşke onlar gibi kalpsiz ve bencil olsaydım da, bu yazdığım her şeyi kanıtlı bir şekilde paylaşabilseydim. Keşke o arsız insanlar gibi olsaydım da, herkesi patavatsızca ifşa edebilseydim. Keşke sadece enişteniz olarak kalsaydım. Amacım algıyı değiştirmek değil, sadece nasıl bu noktaya geldiğini anlatmaktı. Yaşadığım bu kalp kırıklığını, bu şoku içime atamadım, özür dilerim. Umarım hayatta hiç kimse sevdiğinden böyle bir şey yaşamaz. Umarım hatalarımızdan ders çıkarır, doğru insan olma yolunda ilerleriz. İnsanlara güvendiğim için çok üzgünüm; bir daha kimseye güvenmeyeceğim, kimseye bu kadar çok kendimden vermeyeceğim. Beni sevip sevmemeniz artık önemli değil, kendinizi sevin, benim için yeterli.

Kaynak: Habertürk

Related Posts

“Hiç değişmediğim doğrudur”
  • Ağustos 28, 2025

Ünlü şarkıcı Ebru Gündeş, perşembe günleri sosyal medya hesabından yıllar öncesine ait veya hayatının unutulmaz anlarını ‘TBT’ (Throwback Thursday) notuyla takipçileriyle paylaşıyor. Ebru Gündeş, son olarak çocukluk yıllarına ait bir…

Okumaya Devam Et
Yeni bir tanıtım yayınlandı
  • Ağustos 28, 2025

11 Eylül Perşembe akşamı SHOW TV’de ekranlara gelecek, FARO ve Gold Yapım’ın yapımcılığını üstlendiği ‘Veliaht’tan dikkat çeken bir tanıtım daha yayınlandı. Geri sayımın başladığı dizinin yayınlanan yeni tanıtımı aksiyon dolu…

Okumaya Devam Et

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir